Mide Delinmesi – Tanı ve tedavisi

Travmatik Mide Delinmesi: delici-kesici alet yaralanmaları, trafik kazaları, yüksekten düşme, künt travma vb. nedenlerden kaynankalan mide delinmeleri durumunu kapsamaktadır.

İdeopatik Mide Delinmesi: mortaliteye neden olan bazı mide delinmelerinde otopside dahi herhangi bir patolojiye rastlanmayabilir. İdeopatik kelimesi de nedeni belli olmayan durum anlamına gelir.

Peptik Ülser Delinmesi

Bu makalede en sık görülen (%60) mide delinmesi olarak ülsere bağlı delinme durumunu ele alacağız. (Peptik Ülser ile ilgili detaylı bilgi için tıklayın). Yetersiz tedavi uygulanan Peptik ülserler zamanla mide duvarının incelmesine ve ani bir şekilde delinmesine neden olur. Peptik ülserlerin en önemli komplikasyonları mide kanaması (%50) ve mide delinmesidir (%30). Ülsere bağlı mide delinmelerin %60’ı ise midenin ön duvarında gerçekleşir. Bu bölgede destekleyen bir organın olmaması sebep olarak gösterilmektedir. Kanayan mide ülserleri ise genelde midenin arka duvarında bulunur.

Mide Delinmesinin Belirtileri Nelerdir?

İlginçtir ki mide delinmesi geçiren ve ülser hastalığı olan hastaların yarısı (%50) daha önce hiç mide şikayetleri olmamış ve tedavi görmemiş hastalardır. Bu durum tek başına aslında delinmenin ne kadar ani ve tehlikeli boyutlara kadar ilerleyebileceğinin bir göstergesidir. Kısacası hastaların %50’si daha önce hiç şikayetleri olmayan genç hastalardır. Hastaların diğer %50’sinde ise:

  • ülser hikayesi: daha önce tanısı konan peptik ülser veya ileri derece erozif gastriti olan hastalar.
  • Ani karın ağrısı: aniden başlayan mide ağrısı daha sonra 5-10 saat geçici ve yalancı rahatlamadan sonra karnın tamamına yayılan ağrı (tahta karın), bulantı, kusma, kalp çarpıntısı (taşikardi), nefes darlığı ve ateş.
Mide delinmesi
Mide delinmesi

Delinmenin ilk aşamasında mide bölgesinde çok aşırı ve ani bir kasılma ve ağrı olur. Bu durum mide asidinin ve içeriğinin karın boşluğuna (perinoteal kavite) aktığını gösterir. Bu aşamada tanısı konan hastalar şanslıdır ve erken tedavi gördüğü için hastalığı çok az bir riskle atlatır. Bu aşamadan sonra mide içeriğinin büyük bir kısmı karın boşluğuna boşalır ve orada daha önce bulunan peritoneal sıvı ile sulandırılır (dilüe edilir). İşte tam bu aşamada geçici ve yalancı bir rahatlama sağlanır. Bununla birlikte verilen ağrıkesici ilaçlar ve serumlar da durumun sinsi ve sessiz bir şekilde ilerlemesine zemin sağlamış olur.

Olaydan 12-24 saat sonra ise karın boşluğundaki mide içeriği bakteri enfeksiyonuna neden olur (bakteriyel Peritonit). Bu aşamada hastanın karnında yaygın ve şiddetli ağrı, karın önduvarı kaslarının aşırı kasılması (peritoneal irritasyona bağlı), çarpını, bulantı, kusma, ateş ve nefes darlığı meydana gelir. Bu aşamada ise tedaviye rağmen hayati tehlike öne çıkmaktadır. Bu aşamada teşhis edilemeyen çoğu hastalar ne yazık ki mortalite ile karşı karşıya kalır.
(makalenin devamı sonraki sayfada)

©