TÜP MİDE ZARARLARI | MİDE KÜÇÜLTME AMELİYATI

Bu makalede “Tüp Mide Zararları nelerdir?” hakkındaki sorulara yanıt vermeye çalışacağız.

Son zamanlarda ülkemizde ciddi artış gösteren tüp mide ameliyatı (sleeve gastrektomi) hakkında toplum tarafından bilinmeyen bazı bilgileri sunmak umuduyla bu makaleyi düzenlemeye başladım. Ameliyat olan ve henüz olmayan hastalara geçmiş olsun dileklerimi bildirir bu konu hakkındaki yararlı bilgilerin ulaşmasını ümit ederim. Op.Dr.Ertan BEYATLI

Tüp mide ameliyatı ilk yapıldığında zayıflama amaçlı bir işlem değildi. Aslında tüp mide kelimesi daha sonra bu ameliyatın adına eklendi. Ameliyatın gerçek adı sub-total veya near-total gastrektomi, yani midenin %50-80 kısmının kesilerek çıkartılması anlamına gelir.

Aslında bu ameliyatı tarihçesi çok eskilere dayanır. Ameliyat ilk başlarda mide kanseri, mide ülseri ve mide bypassı gerektiren hastalarda uygulanıyordu.  Bu hastaların yapılan takiplerinde ilk bir yıl içerisinde ciddi kilo kaybı görüldü ancak 2-3 yıl takip sürelerinde hastalarda çok ciddi elektrolit ve mineral eksikliği, protein seviyelerinde ciddi düşüş ve kas kitlesinde ileri atrofi gözlenmeye başlandı ve hastaların vücutları adeta bir deri ve kemikten ibaret idi.

Hastaların büyük yüzdesi mide kanseri ve yaşlı hasta grubu olduğundan erken dönemde (5 yıl içerisinde) çeşitli nedenlere bağlı ölümler gerçekleşti. Bu nedenden dolayı operasyonların uzun vadeli sonuçları belirlenemedi. (Tüp Mide zararları – uzun vadeli sonuçlar yok!)

Tüp Mide Zararları

Yıllar geçtikçe bu ameliyatların mortalite oranı yüksek olduğundan dolayı uygulama sayısında düşüş görüldü.

90’lı yılların sonlarında San Francisco’da bir grup cerrah tarafından bu ameliyat primer olarak kilo azaltma amacıyla uygulanmaya başlandı. 2009 yılına kadar devam eden bu çalışmalarda morbidite ve mortalite oranı eski yıllara kıyasla daha düşük olsa da 5. yıldan sonra sağ kalan hastaların %70-90 kalan mide bölümünde ciddi genişleme ve kilo artışı gözlendi.

2009 dan sonra bu sonuçlar ışığında yurt dışında bir çok merkezde tüp mide ameliyatı artık yapılmıyordu ve ameliyat adayı olarak sadece süper-morbid obez hastalar seçiliyordu (bu hastaların VKİ-BMİ oranı %50’den fazla, örneğin >250kg hastalar). Bu hastalardaki kilo fazlalığı artık ameliyatın risklerinden daha yüksek olduğundan dolayı aday olarak gösteriliyordu.

Ülkemizde son yıllarda tüp mide ameliyatları artık çok yaygın bir hale geldi. Özellikle özel sektörde uygulanan bu ameliyatın sayısı bir hayli yüksektir. Yurtdışındaki gelişmiş merkezlerde dahi bu ameliyatın uzun vadeli yan etkileri ve komplikasyonları henüz bilinmezken ülkemizde bu kadar sık uygulanması düşündürücüdür. (Tüp Mide Zararları)

Peki neden ülkemizde Tüp Mide ameliyatı rağbet görüyor?

Bu durumu birkaç başlıkla özetleyebiliriz

  • ülkemizde özellikle son yıllarda obez insan sayısındaki artış. Bunun birçok nedeni vardır başta fast food yiyeceklerdeki tüketim artışı ve düzensiz beslenme.
  • ülkemizdeki tanıtım ve reklamların yaygın ve kontrolsüz bir şekilde kullanılması. Bu konuda birçok merkez tarafından ameliyat öncesi ve sonrası çekilen hasta fotoğraflarının teşvik edici bir şekilde alenen kullanılması
  • obez hastaların geleceğe yönelik umutları ve beklentileri.
  • Ameliyatların büyük yüzdesinin özel hastanelerde uygulanması.
  • Tüp mide ameliyatının uzun vadeli sonuçlarının ve komplikasyonlarının henüz insanlar tarafından detaylı bir şekilde bilinmemesi. (ameliyat öncesi Tüp Mide Zararları net bir şekilde anlatılmamaktadır)

Tüp Mide zararları

Tüp Mide ameliyatının bilinen zararları Nelerdir?

  • Ameliyat sonrası morbidite (komplikasyon) ve mortalite (ölüm) oranının yüksek olmasıdır. Bu konuda birçok faktör etkilidir. Hastaların ameliyat öncesi apar topar hazırlanması, indikasyonun olmaması, yeterli endokrinolojik ve psikolojik incelemenin yapılmaması gibi ameliyat sonrası mide içeriği kaçağı, emboli, atelektazi vb.
  • Uzun vadeli ciddi kilo kaybı ve kas atrofisi. Bu duruma özellikle dikkat edilmelidir. Özellikle ameliyat öncesi ve sonrası çekilen hasta fotoğraflarına bakıldığında bu durum daha iyi anlaşılır. Fotoğraflarda genellikle 3, 6, 9 ay ve nadiren 1 yıl sonrası hasta fotoğrafları gösterilir. 3 yıl sonrası fotoğraf görmeniz mümkün değil çünkü bu konuda 3 seçenek vardır şöyle ki 1-hasta bir deri ve kemik haldedir 2-eski kilolar fazlasıyla olmasa da geri alınmıştır 3-fotoğraf çektirecek hasta yok.
  • Hastalarda yaşanan ciddi elektrolit, mineral ve vitamin kaybı.

Canlıların yaşamını sürdürmesi için ve vücuttaki metabolizma (anabolizm ve katabolizm) dengesinin korunması için Mide çok ve hatta en önemli organdır. Vücudumuza giren besinleri, toksinleri ve sıvıların ilk işlendiği ve hazırlandığı bölümü Midedir. Tüp mide ameliyatında bu organın neredeyse 3/4’ü sağlam olmasına rağmen kesilir, çıkartılır ve çöpe atılır. Böylelikle uzun vadeli olarak çeşitli hastalıklara, mikroplara ve henüz bilinmeyen komplikasyonlara davetiye çıkartılır.

Peki Tüp Mide ameliyatı ne Zaman yapılır?

-Süper-morbid obez hastalarda (bu hastaların VKİ-BMİ oranı %50’den fazla, örneğin >250kg hastalar). Yani kısacası hareket kabileyitini yitiren, solunumda güçlük çeken, ileri derece kalp yetmezliğine sahip hastalar. (bkz) (Tüp Mide Zararları)

O zaman Obez hastalar ne yapmalı?

Obez hastalarda diğer yöntemler denenmelidir. Örneğin dengeli beslenme, çeşitli kilo verme diyetleri, spor, gastrik band ligasyonu, Endoskopik Mide balonu vb.