Kıl dönmesi (pilonidal kist, pilonidal sinüs) nedir ve nasıl tedavi edilir

kıldonmesikıldonmesikıldonmesikıldonmesikıldonmesikıldonmesikıldonmesikıldonmesikıldonmesiKıl dönmesi (pilonidal kist, pilonidal sinüs) vücudun kıllı olan her bölgesinde görülebilir ancak en sık rastlanan ve medikal tedaviye yanıt vermeyen bölgelerden birisi kuyruk sokumu bölgesidir.

Kıl dönmesi başlarda bölgede sıradan bir sivilce veya çıban gibi ortaya çıkar, fazla önemsenmediğinden dolayı uzun süre sinsi bir şekilde ilerler.

Kıl dönmesi

Kıl dönmesi

Kıl dönmesinin sebebine yönelik henüz kesin bir faktör yoktur ancak kişinin kilolu olması, vücudun kıllı olması, kuyruk sokumu bölgesinin gömük olması ve bu bölgeye uygulanan uzun süreli basınç (örneğin şoförler ve masa başı çalışanlar) durumları etiolojik faktörler arasındadır.

kıldonmesi

kıldonmesi

Sivilce tarzında başlayan bu hastalık son safhalara gelindiğinde ise kuyruk sokumu bölgesinde şişlik, ağrı ve akıntıya neden olur. hastalar maalesef ancak bu aşamada medikal tedavi arayışına başlar. bu aşamada şekilde görüldüğü gibi bölgede oluşan kesenin (kist) ağız kısmından dökülen kıllar ve diğer deri uzantıları vakum etkisiyle kesenin içine doğru çekilir ve orada enfeksiyon ve abse oluşumuna neden olur. Bölgede biriken abse ciddi ağrılara ve bazen bacaklarda uyuşma ve kasılmalara da yol açar. Kesenin ağzı açıldığında ve abse boşaldığında ise rahatlama olur. Bu kısır döngü yıllarca tekrarlar ve hastalar geçici ve ilkel yöntemlerle bu durumu geçiştirmeye alışır.

Pilonidal Sinüs (Kıl dönmesi) Tedavisi

Kıl dönmesinin kesin ve kalıcı çözümü ise sadece cerrahi müdahaledir. Uygulanan diğer yöntemler ise (lokal ilaç enjeksiyonu, lazer, mikro müdahale vb.) kesin çözüm olmadığı gibi cerrahi sonrası tekrarlama riskini arttırmaktadır

Kıl dönmesi

Kıl dönmesi

Eskiden cerrahlar tarafından o bölge (kıl dönmesi bölgesi) tamamen çıkartılıp açık yara olarak pansumanlara devam edilirdi (açık ameliyat). Bu durumda yaranın iyileşme süresi çok uzun sürdüğü gibi (4-8 ay) tekrarlama riski de (nüks) çok yüksekti. Eski yöntemlerle ameliyat edilen her 10 hastanın 7’sinde tekrarlama görülebilir ki bu oran da % 70 anlamına geliyor. Ne yazık bu yöntemle hala birçok cerrah tarafından uygulanmaktadır.

Flep (yama) yöntemlerinin uygulanması ile birlikte bu oran çok ciddi bir şekildi düşürüldü. Son yıllarda flep çevirilmesi (yama) ile ameliyat olan 100 hastanın sadece 5-10’da tekrarlama görülüyordu (%5-10). 2006 yılından beri modifiye Limberg-Romboid flep yöntemidir. Bu yöntemde düşük tekrarlama riskini daha da düşürmek için bazı modifikasyonlara gidilerek bu oran neredeyse %1-0.5’in altına düşmüştür.

Pilonidal Sinüs, Kıl dönmesi

Pilonidal Sinüs, Kıl dönmesi

2006 yılından bu yana Modifikasyon uyguladığımız yöntem (Modified BEYATLI’s Limberg-Rohmboid Flap for Pilonidal Sinus). Yaklaşık 1200 hastanın sadece 2’sinde ameliyat sonrası yara yeri enfeksiyonu gelişmiş olup iyileşme süresi ortalama 2 ay sürmüştür.

Modifiye BEYATLI’s Limberg-Rohmboid Flep yöntemindeki en önemli modifikasyon ise gluteal (kalça) bölgesindeki orta hat çukurunu tamamen yana doğru kaydırmak ve insizyon hattının nötr bir şekilde bölgeye uyarlamak olmuştur.